ahlak
OtoPorto(19-12-2004 14:08)
- şu şarkıcı gülşen de olmayan şey.
- annemi cay icmek icin bekleten purple`da da olmadigini dusundugum sey.
- her bireyde olan ama herkesin bambaşka şekillerde yaşadığı bir şey
- toplum içerisinde yaşandığını unutmadığımız zamanlarda uymak zorunda olduğumuz kurallar bütünüdür, yazılı değildir, oluşagelmiştir, doğal bir oluşumdur.
- yer,zaman ve mekan kavramlarına göre farklılık gösterecek fakat belli başlı kurallar üstüne oturmuş yazılı olmayan düşünce sistemidir.ahlak vicdan ve süperego kavramlarıyla oldukça içiçedir.insanların diğer insanlara karşı sorumluluğundan ileri gelen bu kavrama uyulma gerekliliği yazılı kanunlarla belirlenmemiştir fakat her daim etkili ve yaptırımı olan bir olgu olarak vardır
- yaşam tarzı.
- davranışlar bütünü.
- ahlaksızlık olarak düşündüğümüz birçok şeyin de çeşitli felsefe ahlak anlayışlarına göre ahlaklı sayılabileceği kavram. örneğin, sırf toplum istiyor diye inanmayarak uygulanan bir davranış, varoluşçuluğa göre ahlaklı davranış sayılmaz
- günümüz toplumlarda değer yargılarının değişmesi nedeniyle,tamamıyla çökmüş veya çökmeye yüz tutmuştur.
- tdk`ya göre yazarken ikinci " a " harfine şapka koymak gerekir. insanda kaliteyi gösterir.
- (bkz: etik)
- insan olanın ihtiyaç duymadığı zırvalık. sonradan kazanılmış şey densede, güçlülerin elinde oyuncak olmuş, inançların desteği, dayanağı. lazımdır fakat kime ! sorusu sorulmalıdır.
- bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevî değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür.
- "bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür."
performed by alpharabius. - (bkz:bir hayat felsefesi),
(bkz:bir ahlak kuramı) - kimilerince toplumun en alt ve en üst kesimine gerekmeyen şey * ahlak orta sınıfa lazımmış
- ahlâk kelimesini şapka ile yazmakta fayda vardır. ahlâk kelimesinde 2. a harfi `ince a` olarak okunur. ahlâk kelimesi son ek aldığında dilbilgisi kurallarına göre yumuşayarak `ahlağı` şeklinde yazılmaz ve de okunmaz.*
- toplumda sadece sevişmemek olarak algılanan şey.bişey.
- toplumun kendi elleriyle kurgusal olarak düzenlediği örf ve ananelere yaslanan kuralların tümü. doğrumudur peki. ona da hoş bir cavap geliyor. neye göre kime göre,
birand,
(bkz:açıklamayı haber spikeri tadında noktalamak) - ahlak kavramı günümüzde çokça tartışılan bir kavramdır. bu tartışmaların temelinde yatan sebep ise bilgisizliktir. kavramın etimolojik kökenini bilmemekten kaynaklanan tartışmaların neredeyse tamamı dönüp dolaşıp cinsellikte tıkanır kalır. öyleyse herşeyden önce "ahlak" kavramının ne demek olduğunu anlayalım:
günümüzde yunanca kökenli etik kavramı ile değiştirilmeye çalışılan "ahlak " kavramı, arapça bir kelimedir. kelimeyi lengüistik açıdan incelemeyi * bir kenara bırakıp, semantik açıdan ele aldığımızda, bu kavramın: "yaratılıştan getirilen ve fıtrat tarafından özümsenen özelliklerin bütünü" anlamına geldiğini görmekteyiz.
dolayısyla "insan ahlakı"; doğuştan getirilen tüm özellikler ile insan tarafından özümsenen tüm yaşamsal tecrübelerin, insanın ruhunda birleşip eriyerek, iyi ve kötü yönleriyle dışa yansımasıdır. toplum ahlakı ise bu durumun kitlesel olarak ortaya konmasıdır.
aynen toplumsal normların ve toplumsal değerlerin ana kaynağı konusunda tespit ettiğimiz gibi bireysel ve toplumsal ahlakın ana kaynağı da aynı makamdır: "allah" insan ne kadar inkar ederse etsin, şayet bahsettiğimiz bu olguların kökenine ulaşmaya çalışırsa, bunun ne doğanın bizatihi kendisinde, ne de uzayın derinliklerinde olmadığını görecektir. yapılacak bu araştırmanın sonucunda, yaratılan ilk insana ve alak suresinin 3 ve 4. ayetlerinde zikredilen "öğretim" işlemine ulaşılacaktır.
sonuç olarak ahlak kuralları; Allah ın beşer için belirlediği sınırların, insan tecrübesi ile çeşitlenmiş ya da kokuşmuş halidir. her şeyi kokuşturmakta üstün bir yeteneğe sahip olan ademoğlunun kahir ekseriyetinin, yaratıcının belirlediği ahlakî kuralları kokuşturmakta geç kalmadığı malumunuzdur sanırım.
