aldatmak
gerilla(28-03-2005 16:38)
- mecaz anlamı; birlikte olunan kişiden başka biriyle, varolan ilişkide kabul edilmiş ve birbirine sonsuz bağlılık ilkesini de içeren klasik kuralların dışına çıkmak.
- yanıltmak, yalan söylemek, yanlış kanı benimsetmek.
- insanların dnasında mevcut olan bir gen aldatmaya sebep verir
- gönderilen her dinde yasaklanmış olan amel; zina.
aynı zamanda ahmet altan`ın bir kitabının adıdır. - kişinin kendine söylediği yalandır aslında.
- -bende yalnızca endişeye neden olacağı için evlenmek niyetinde değilim.
-neden öyle olsun ki?
- kıskanırdım çünkü karım beni aldatırdı.
-bundan nasıl bu kadar emin olabiliryorsunuz?
-çünkü bunu hak etmiş olurdum
-neden?
-evlendiğm için.
arthur schopenhauer ile bir okuru arasında geçen konuşmadan alıntı. - can yayınları`ndan çıkmış olan ahmet altan kitabı.
- ahmet altanın kitap okurken araba kullanma suçuna teşvik ettiren kitabı.
- zamanında bir çok tartışmalar ve eleştirirlerle çok satan ahmet altan`ın kitabı. kitabın konusu:
sorunlu sayılmayacak bir evliliği olan kadın, komşuları olan yakışıklı mimarla hiç nedensiz bir ilişkiye giriyordu. genç, yakışıklı, uçarı mimar bir süre sonra kadından sıkılınca, heyecan tutkunu haline gelen kadın bu heyecanını çalarak gidermeye başlıyor ve sonunda yakalanıyordu. - (bkz:öldür ama aldatma)
- okumamakla hiçbir şey kaybedilmeyecek olan bir ahmet altan kitabı.
anlaşılan yazar, modern çağ yazarı olmanın; cinsel bunalımları, tatminsizlikleri ve de yatak hikâyelerini "bu kadarına da pes doğrusu" dedirtecek kadar işlemeyi/anlatmayı gerektirdiğini düşünüyor. zîrâ kitapta en çok kullandığı kelime sevişmek. ayrıca yazar aldatma konusunda çoğu zaman suçlu görülen erkeklerin hıncını almak istercesine, başarılı ve akıllı bir kadın olan baş karakteri kullanarak, bu konuda bu güne kadar suçlanmış ve ayıplanmış olan -kendi cinsinden- kişileri aklı sıra savunmuş, kadınların da bu günahı pekâlâ işleyebileceğini isbat etmeye kalkışmış. kaleme aldığı satırlar bu izlenimi de edindirmekte. özetle: bir kitapseverin türk romanı olarak görülmesinden, örnek verilmesinden üzüleceği basitlikte bir kitap. - nedense kadın yaptığında affedilen, erkek yaptığında terk edilen eylem. ikisi de yapmasa hoş olur.
- doğayı dizginleme çabaları sonucu gelişmiş, farkına varılmış, sınırlanmaya çalışılmış şey. aldatmak bir başkasını kandırmak veya partnerini kandırmak, yalan söylemek şeklinde açıklansa da olay böyle değildir. kıskançlık denen zımbırtı yüzünden insanlar paylaşamazlar, paylaşma varsa aldatma yoktur. insanlar özel buldukları hiç bir şeyi paylaşmak istemezler ve sonucunda size doğanın paylaşma verisini inkar ederseniz başınıza aldatılma eylemi gelir. milyarlarca canlı havayı, suyu, toprağı paylaşıyor. insana baktığınızda elinden gelse doğanın ve kendi hariç tüm canlıların amına koyacaktır. gözü o kadar hırsla doludur ki, her şeyi yiyip, tüketmek, kullanmak ister yani başka canlılara ait olanları ellerinden almak en büyük amacı olmuştur. kendini o kadar özel görür ki, kutsal kitaplarında bile "akıl" denen şeyden bol bol bahseder ve yere göğe sığdıramaz, oysa yalanları, kıskançlığı, kibiri ve fesatlığı ile bunu haketmez. böbürlenip her naneyi yer, sonra vicdanı devreye sokar ve kendini bağışlatmaya çalısır. inançlarda bilerek yapılan yanlışlar ve bunları bağışlatma çabasına bakarsanız, bu insanoğlu denen şey işi o kadar abartır ki, tanrı ve tanrılarını bile aldatır. doğasında olanı kısaca inkar edemez. çünkü bu şansı ve tercihi her zaman vardır ve olacaktır. bir erkekle birlikte olmadan, ona uzun uzun bakıp gözleriyle düzen kadın ne kadar aldatmıyorsa, bir kadını sevip onunla çatır çatır sevişip, hem mutlu olan, hem mutlu eden erkekte o kadar aldatmıyordur. insanın yalnızlığını ve korkularını azaltma, hafifiletme çabasından başka bir şey değildir. dinler, etik, ahlak ve din kurallarıyla açıklanmaya çalışıldığında sonuç alınamayan olay. binbir çeşidi varken, bir eti diğer ete sürtme, sokup çıkartma olayına bu kadar yoğunlaşması, kafa takılmasıda cahilliktir. akşama kadar onlarca yalan dolanla, güya başka birine vermedin veya kaymadın diye aldatmıyorsun öyle mi. külahıma anlat. tanrı yukarıda bak izliyor.
- "fırsatları tepmek ahmaklıktır. dolayısıyla aldatmak kaçınılmazdır" diye teorisi de yapılabilen pespayelik.
birkaç yıl önce tv deki bir sokak röportajında üfürülmüştü yukarıdaki aforizma. en fazla otuzlu yaşlarında ama bin yıllık bir ömrün aktörü edasıyla konuşan o arkadaşın yüzü de, ses tonu da hala aklımdadır. böylesine 'gerçekçi' bir yaşam algısına sahip bu 'kıvrak zeka'nın sahibini dinleyince ne diyeceğimi bilememiştim. ama şimdi laflar hazırladım sana sevgili 'gerçekçi' arkadaş.
böyle yaldızlı cümlelerle, aldattığın insanların yüreğinde aklanabileceğini sanıyorsan çok pis aldanıyorsun. bir 'işbilirlik' gibi sunduğun ihanet, tepmek istemediğin o fırsatlardan daha büyük yaralar açıyor ruhlarda. 'zeka' kokan bu saptamanla bize neyi tavsiye ettiğini anlamış değilim. ama bişeyi unutma: insanevladı yalnız kalamayacak kadar sağlıklı bir varlıktır. o yüzden de bir ilişkiler yumağıdır insan. ve sağlıklı her ilişki 'güven' üzerine kurulur. sanırım anlaşıldı! mutluhan söz sende. - başka başka insanlarla yatıp kalkıp, onları ve kendini mutlu ettim diyip, sonrasında da ama "söyleyemem ki kıskançlık denen zımbırtı yüzünden beni paylaşamıyor. en iyisini yaparım ben yıkanıp paklanıp, gece de onu mutlu ederim, olur biter, arızaya gerek yok." demek ve bunu mantıklı ve dürüst bir açıklamaymış gibi sunmak göz boyamaktır, provakasyondur. işin aslı esası şudur. "sevgilimi/eşimi aldatıyorum çatır çatır, terkedilmekten rezalet çıkmasından da ödüm kopuyor!" bunu doğaya, canlılara, insanın bencilliğine falan bağlamaya gerek yok. üreme dürtüsünü bastırabilmen için akıl var. ilkel insan ile fark burada. dürtülerinle mi yaşayacaksın, ilkelerinle mi? aldatmanın kuramı olamaz.
poligami diye bir şey vardır. bazı insanlar çok eşlidir. kadın ya da erkek gönüllerinde birden fazla sevdayı bedenlerinde birden fazla bedeni birbirlerine değirmeden taşıyabilirler. ama eğer poligam bir ilişki içindeyseniz bunu bilmeye hakkınız vardır. eğer bu size söylenmiyorsa ve bu durumu kabul edip etmeme hakkınızı "saklayarak" elinizden alıyorsa "yalan söylüyordur". aldatılıyorsunuzdur. çünkü yaşadığınızı sandığınız ilişkiyi yaşamıyorsunuzdur, bir tarafı sizden gizleniyordur. bu sadece insafsızlık değil, karşı tarafı aptal yerine koymak anlamına da gelir. hiçbirşeyi kaybetmek istemeyen, herşeye sahip olmak isteyen bencil insanın tutumudur dürüst olamamak. bu nedenle en büyük yalandır, en büyük aldatmadır.
bu arada birini düşlemek ile, biriyle yatmak arasında fark vardır. hukukta kimse birini öldürmeyi hayal etti diye içeri atılmaz, suçu birfiil işlemek gerek. keza dinlerde de günaha girmek için eylemi gerçekleştirmek gerekmektedir. öte yandan, duygusal olarak başkasına gitmişseniz çoktan yapılacak iş, terk etmektir kimden gittiyseniz. dürüstlük buradadır. gidersiniz, çünkü artık bittiğini anlarsınız. ötekisine de gitmezsiniz, önce biten ilişkinin neden bittiğini ve neden duygusal olarak ötekine kaydığınızın yüzleşmesini yapmazsanız; gittiğiniz kişiyi de harcamış olursunuz. bir ilişkiden ötekisine geçiş yapmadan bitiremiyorsanız ilişkilerinizi, yedekleme yapmadan devam edemiyorsanız hayata, her ilişkinin arızalarını bir sonrakinde atlatarak devam ediyorsanız: kendinizi aldatıyor, birlikte olduklarınızı da harcıyorsunuz demektir.
(bkz:kimse alınmasın)
(bkz:budur)
(bkz:acı ama gerçek) - evlilikte maddi olanına fahişe bulmak manevi olanına da metres bulmak denebilir.
- aldatan kişiye göre kesinlikle çok haklı gerekçelere dayanan fiil.
- evlilik var diye ortaya çıkmış kavram. evlilik olmasa kimsenin çok kafaya takacağı bir şeyde olmasa gerektir. zira şartlandırılmış insanlar namus, ahlak, din, ideoloji, gelenek, görenek kıskacına alınıp, bunaltılmıştır.
aldatmayan zaten ya çirkindir ya parasız ya beceriksiz. "evet aldatıyorum lan var mı diyeceğin" deyipte "aldatmıyorum" deyipte alasını yapanlar yanyana gelince "yapmıyorum" diyesiden korkulması gereken acaipliktir.
insan zevk için aldatmaz "mutlu olmak için aldatır" sözü yerden göğe doğrudur. zira penis ve vajinası ile sadece mutluluk verebileceğine inananların karşısına bri çıkar "bu penis - bu vajina bana yetmiyor, mutluluk vermiyor" der aldatır.
kadınların kolay yaptığı erkeklerin hep açık verdiğidir. zaten erkekler kadınları bir başka kadınla aldatırlar. kocası nikahı olan, kendini ve geleceğini garantiye almış kadınların çoğunlukla görmezden geldiği, kocasız, erkeksiz, mutlu kadınların mutlu olabilme hakları görme açısından işlevselliği olandır. * * * * *
hiç bir gücün engel olamadığı belkide doğada normal görüldüğü için çok güçlü olan, yaşama güdüsünün itekliyicisi oldu anlaşaılmazlık - anlaşılırlık. - nataşalara aşırı düşkünlüğüyle bilinen temele biri sorar;
-karınızı aldatmak nasıl bir duygu acaba? suçluluk duymuyor musunuz?
temel cevap verir;
- o da karıyım diye yıllarca penu aldatmışdur da!
