hallac-ı mansur

desailless(08-10-2004 17:19)
  1. islam tarihinin tartışmalı isimlerindendir.enel-hakksözüyle özdeşleşmiştir.ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü`l-mugis`tir.hüseyin bin mansûr`un büyük babası mahamma adında bir zerdüştîdir. buna, ana tarafından hazret-i ebû eyyûb`un neslinden geldiğini söyleyerek ensârî de denilmiştir.

    rivayet olunur ki hüseyin bin mansûr`a hallâc denilmesine şu olay sebeb olmuştur. bir gün o, dostu olan bir hallâcın dükkanına girdi. bir işinin görülebilmesi için onun tavassutunu ricâ etti. fakat hallâcın gittiği yerden dönüşü biraz uzun sürdü.
    geldiğinde; "yâ hüseyin! gördün mü başımıza gelenleri. senin için bugün kendi işimden oldum." diye söylendi.

    hüseyin bin mansûr onun endişeli hâline bakarak tatlı tatlı gülümsedi ve; "üzülme senin işini de biz hallederiz." dedikten sonra parmaklarını pamuk yığınlarına doğru uzatıverdi. o anda henüz atılmamış pamuk yığınları harekete geçti. kaşla göz arasında, tel tel saf pamuk bir tarafa, kirli ve süprüntü kısmı ise diğer tarafa ayrıldı. hallâcın gözleri fal taşı gibi açılmış şaşkınlıktan sanki ayakta donmuş kalmıştı. olay kısa zamanda halk arasında yayıldı. bu târihten sonra da hüseyin, hallâc-ı mansûr diye anıldı.

    basra,hica,horasan,maveraünnehir,hindistan,çin maçine gittiği rivayet edilir.buralardaki halkların müslüman olmasını sağlamıştır.derler ki cüneyd-i bağdadi ona susmasını söylemiştir ve bir ağaç parçasının ucunu kırmızıya boyaman yakındır diyerek ölümüne işaret etmiştir.dilden dile dolaşan bir çok kerameti anlatılmaktadır.gerçeğin nerde başlayıp nered söylenceye dönüştüğünü kestirmek zordur.

    hallâc-ı ansûr Allahü aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; "enel-hak= (ben hakkım)" sözünü söyledi. bu sözünü, zâhir âlimleri dalâlete ve ilhâda hükmedip katline fetvâ verdiler.bu olaydan sonra bile bir çok şeyh,tasavvuf erbabı zindan da ziyaretine gitmiştir destek ve ziyaret amacıyla.ancak tüm ısrarlara işkencelere rağmen enel-hak sözünden dönmeyince idam edilmiştir.önce elleri ve ayakları kesilmiş,sonra halk tarafından taşlanmaya başlamıştır.rivayet edilir ki;atılan taşlara hiç ses çıkarmıyor, hattâ tebessüm ediyordu. bir dostu, taş yerine gül attı. o zaman mansûr hazretleri inledi. sebebi sorulduğunda; "taş atanlar beni yakînen tanımayanlardır. tabiîdir ki halden anlamazlar. halden anlayanların bir gülü bile beni incitti." cevâbını verdi.daha sonra dili ve başı kesilerek,cesedi yakıldı,külleri dicley atıldı.yine rivayet edilirki; atılan küller dökülür dökülmez, nehir hemen kabarmaya başladı. kabaran dicle`nin suları bağdât`ı basmak üzereydi. o zaman bir dostu hırkasını dicle`ye attı ve dicle bir müddet sonra eski normal hâlini aldı. hallâc-ı mansûr hazretleri bu kimseye, şehid edilmeden önce: "benim kollarımı, bacaklarımı, başımı kestikten sonra, cesedimi yakıp, külünü dicle`ye atacaklar. korkarım ki, nehir taşıp bağdât`ı basacak. o zaman hırkamı nehrin kenarına götürüp, sulara at." buyurmuştu.
    idam sehpasında sizin taptıklarınız benim ayaklarımın altındadır dediği de rivayet edilir.bunun devamı olan bir başka bir rivayette de öldükten sonra orası kazıldığında altın çıktığı söylenir.

    naklederler ki: onu darağacında astıkları vakit iblis yanına geldi ve; "bir ene (ben) sen dedin, bir ene de ben. (sen ene`l-hak dedin, ben: "ene hayrun minhü= ben ondan hayırlıyım." dedim) nasıl oluyor da bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime lânet yağdırıyor?" diye sordu. hallâc-ı mansûr şu cevâbı verdi: "sebep şudur. sen "ene" dedin, kendini ortaya koydun, ben ene dedim, kendimi ortadan kovdum. benliği ortaya getirmenin iyi olmadığını, benliği ortadan kaldırmanın ise gâyet iyi olduğunu bilesin, diye bana rahmet, sana lânet etti."

    derlerki sırrı (enel-hakk) herkese ifşa ettiğinden ilahi bir cezalandırmaya uğramıştır.gerçekten adına tasavvuf deyin,sufizm,ezoterizm,batınilik deyin ne derseniz deyin bu konularla ilgili bilgilerin geniş halk tabakalarına yayılması, onların anlaşılamaması sonucu bir sürü acaip mezhep ve düşünce akımı doğurmuş,bazende birileri çıkıp kendi adlarına mezhepler,dinler kurmuş kitleleri peşinden sürüklemiştir.

    http://www.sufism.20m.com/hallac.htm
    desailless

      (08-10-2004 17:19)
  2. alevi gülbenklerinde, deyişlerinde ismi sik sik anilan bir ulu. örnegin

    asa ile musa ile kactim ciktim tur dagina
    ıbrahim ile kabe`de bünyar birakanda idim
    mirac gecesi ahmed`in arsta nalini döndürdüm
    üveys ile urdum taci, mansur`la urganda idim.
    saygisiz

      (29-03-2006 12:58)
  3. (bkz:hallaç)
    desailless

      (29-11-2006 13:49)
  4. yaşadığı dönemde yakın ve uzak çevresindeki dinleri ve o dinleri yaşayan toplumları inceleyip, tanıyıp, bu insan ve toplumların, inançlarının dünyasal ve dünya dışı beklentilerini iyice araştırmış biri. bütün bunların keşfinden sonra inançların ortak noktasının insan olduğunu ve insanında doğadaki bir çok şey gibi doğa bütününü oluşturan bir elaman olduğunu, her şeyin Allahtan geldiğini ve ona ait olduğu keşfetmiş, her şey Allahınsa ve onun parçası ise, o halde bende onun bir parçasıyım ve yeryüzünde görünen kısmıyım demiş. bunu dile getirikende "ben onun parçasıyım ve bu yüzden gerçeğim, bu gerçeğin farkındayım" derken enel-hak şeklinde açıklamış kişi. düşünce manasında ve anlatmak istediği şey manasında ondan geri olanlarda "vay sen Allahı inkar edip ben Allahım dersin ha" demiş ve bir güzel öldürmüşlerdir. aslında gerçeğe fazla yatkın olan ve az dolap dubara, üç kağıt çevirse, zamanının peygamberlerinden olabilecek alimdir. kafasını biraz yanlış yönde çalıştırmış ve insanlığın gerçekle değilde, yalanla daha çok ilgilendiğini, inandığını gururuna yediripte kullanamamış garibandır. yobazlığın ve düşünce suçunun en eski kellesini vermişlerinden biridir. buna benzer tipler yok edildikçe, islam alttan gelen düşünce gücünü kaybetmiş ve gerçekle işi olmayanların elinde olmadık yönlere gitmiştir. ona benzer tipler hristiyan inancında da görebilirsiniz. düşünceleri araştırıldığında şöyle bir soru akla getirir. "allah beni yarattıysa beni nereden aldığı ile neyle yarattı, herşey oysa ve o herşeyse, o halde ben o herşeyin içindeyim, ee o zaman!" insan ve tanrı yakınlığı konusunda ve "tanrıyı zikreden tek canlı insandır" manasında alevilerin örnek aldığı düşünür. düşünmesi ve gerçeğin peşinde olması ve bunu bulması manasında örnek alınmış ve yol göstericilerden biri kabul edilmiştir.

    (bkz:insan)
    (bkz:düşünce suçlusu)
    (bkz:bağnaz)
    (bkz:rönesans)
  5. tasavvuf düşünürlerinden hallac-ı mansur, bu düşüncenin açık seçiğini şu sözle ortaya attı; ben tanrıyım. hemen yakalanıp döve döve öldürdüler. mansur'un sonu, kendinden sonra gelen tasavvuf düşünürlerine ders oldu. mansur'un açık seçik sözü çok söylendi ama, öylesine anlaşılmaz biçimlerde söylendiki söyleyenler,öldürülmek şöyle dursun, söylediğini kimsecikler anlamadığından ötürü, tümem tümen hayranlık kazandılar. birtakım harflere,işaretlere, sayılara anlamlar verildi. açık seçik düşünce sır oldu. tarikata girenlere güvenilmiyor, sırrı öğrenebilmeleri uzun denemelere bağlanıyordu.mansur'un iki kelimeyle söyleyi verdiği o yalın sözü öğrenebilmek için uzun yıllar geçirilmesi gerekiyordu. bu korku, tarikatlarda birtakım dereceler, mesanik adı verilen formaliteler doğurdu. önce çırak, sonra kalfa, sonra usta olunuyor, ustalıktan sonra da yavaş yavaş yükselenlere gerçek adı verilen sır, azar azar sunuluyordu. sırrı öğrenme derecesine gelen, kellesini vermeden sırrı açıklayamayacak kadar tarikata bağlanmış oluyordu. elde edebilmek için geçirilen uzun ve yorucu çaba sırrı kutsallaştırıyordu. on dakikada öğrenebileceklerini on yılda öğrenenler bilgilerini önemsemek zorundaydılar.dışarıda kalanlar da, hiçbir şeyi anlamadan şaşkın şaşkın bakıp durdukları harflari, sayıları, işaretleri büsbütün kutsallaştırdılar.üç, beş, yedi, kırk derken, işler büsbütün karıştı. güzelim insan düşüncesi putlaşmaya başladı.
    cosmos9775

      (22-10-2008 20:55)

Editör Girişi

 Nick

 Şifre


 editör olmak için tıkla
 şifremi unuttum
Sitede Ara

Köşeli Yazarlar
tüm yazılar/yazarlar...
Diğer Şeyler

Bu sitenin hiçbir hakkı saklı değildir. 
İçerik kaynak gösterilmeden kullanılabilir ama kaynak gösterilirse mutlu oluruz.
©2004-2010
Mozilla FireFox ile cillop gibi görünür.

konu :
açıklama :
editör :
184.226
545.677
3.869
Tüm istatistikler
Hızlı Okuma Kursu
1-9 A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  İ  J  K  L  M  N  O  Ö  P  Q  R  S  Ş  T  U  Ü  V  W  X  Y  Z