kadın
OtoPorto(19-12-2004 14:11)
- cins i latif erkeğin karşı kutubu tanım alanı geniş.
- hayatın tadı,tuzu,biberi,ekşisi,mayhoşu,zehiri,zıkkımı;her bir şeyi olabilir duruma göre.
- (bkz:kadınlar şeytan mıdır?)
- bunyesinde bir adet am bulunduran insan türü. zenci, cinli japon, norvecli, arap farketmez. hepsinde birer adet am bulunmaktadır. (bkz:am)
- olmazsa olmaz.veyahut olursa olmaz,olmasa daha iyidir (bkz:gay).
- devmlı sorun yaratan duygularını hakim olamayan yaradılıştan zayıf yaratılmış insan türü
- izahat yazayım derken dakikalarca düşünedurarak ekrana bakmamı sağlayan başlık
- fenotipe göre mi genotipe göre mi kadın tanımı yapılmalı dedirten başlık.
- erkeklerin ettiği kavgaların %99`unun sebebi.
- kadın anadır, yardır, diyardır.
- (bkz:olmazsa olmaz)
(bkz:ne senle ne de sensiz)
(bkz:ömür törpüsü) - şeytan kadının içinde. kadını yakın şeytan kurtulsun
- . ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
nazım hikmet ran - amın etrafındaki gereksiz et parçası
- yaşamın kaynağı, hayatı oluşturan tüm renklerin çıkış kaynağı.
- kadın anadır, kadın yardır
uşşak için temennay-ı mesardır
hem yürekte yara hem gam kusardır
bitmeyen çileye bahardır - çamur`un bu aşkın ızdırabını albümünden güzel bir parçası.
sonu yok mu bu gidişlerin
kulağımda iç çekişlerin
şu aleme sen de uydun mu
hangi adın yanında adın
şimdi mutlu oldun mu kadın
sana sordum beni duydun mu
yeter çektirdin bana
bitir bir son ver buna
güller ektim sen ezdirdin
bir canım var ah bezdirdin
bitir artık bir son ver buna
gözyaşımı kan eyledin
dünyamı zindan eyledin
bitir artık bir son ver buna
düze indim yolları aştım
göğe erdim ateşler saçtım
şu halimi ele yaydın mı
baharımdan güzümden geçtim
gece gündüz her zehri içtim
aşk demiştin aşka doydun mu - "erkeğin dünyada yaptığı bütün fenalıkların ve bütün rezaletlerin hepsinin sebebi kadındır".
platon - (bkz:kadın nedir?)
- adem`in kaval kemiğinden yaratığı varlık.kırılgan ve zarif
- kimilerine göre istanbula benzetilip "kadın dediğin istanbul gibi olmalı, fethi zor fatii tek olmalı" denilen erkeğin karşı cinsi. hayat arkadaşı, anası, bacısı, karısı, aşkı, sevgilisi.
- bir şebnem ferah albümü
- evlenmiş olna bayana verilen addır
- şu dünyadaki en harika tapılası varlık.hatta kadınlar o kadar muhteşemdirki birbirine tapan kadınları görebilirsiniz.bunlara lezbiyende deniyor.en zarif en güzel varlık.
- atalarımızdan birinin teşbih ile "sarmısak da acı, ama her eve lazım bir dişi" şeklinde katkıda bulunulabilecek başlık. "teşbihte hata olmaz" (hatasız teşbih olmaz)
- (bkz:kadına karşı şiddete son!)
- sevilebileceği kadar, nefrette edilebilecek şey, karmaşıklığı yüzünden arıza verdiğinde, tamiri zor olan et kemikten oluşan makina.
- "senin anan da bir kadın, evladım" cümlesinin yüklemi
en güzeli charlize theron dur kanımca. - kadından kendisinde olmayanı isteriz;
hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz.
--- necip fazıl kısakürek --- - tuhaf olabilitesi gayet yüksek canlı. mesela; bir erkeği beğenen ama erkek tarafından reddedildiği için ve aynı erkek bir başka kadınla sevişip düzüşüyorken, onu yaptığı eylem yüzünden aşağılayandır. aynı şey kendisine yapıldığında tadını çıkarıp, orgazm olmayı ve sürekli sevilir, kahrı çekilir olmayıda pek bir seven ikiyüzlü acaip şey işte.
(bkz:kadınlar)
(bkz:sana delik olsunda yeter)
(bkz:alışmak) - allahsız kır tosbağası olmaya meyilli olan ancak sürüngen değil memeli olan organik maddeler topluluğu; 3 ana grupta incelenir
1)ev hanımı : hiç kimseyle işi olmaz, sakin bir hayat yaşar, hayatını diğerlerinden ayrı kılan özellikleri her akşam 2 öğün * dayak yiyip üstüne cila olarak erkekle birlikte olmaya zorlanmasıdır. nüfus azlığından dolayı kadınların iş hayatına eşit haklarla kabul edildiği gelişmiş kapitalist ülkelerde nesilleri tükenmek üzeredir.
2)kariyerist : hırslıdır, kadın olduğunun, bunun ne anlama geldiğinin farkındadır ve iş hayatında hiçbir erkek tarafından ezilmeyi kabüllenmez. ama özel yaşamındaki partnerine göre dominant ya da çekinik kalabilir. habitatı gelişmiş kapitalist ülkeler ve yarı-feodal ülkelerin metropolleridir.
3)motor : en sık bakım yapılması gereken kadın türüdür. genellikle kendini belli etmez ve diğer iki alt türün bir bireyiymişçesine kendini saklar, zira tam insan değildir. yapısında kedilik vardır, cinsellik sırasında tırmalar ısırır adamın canına okur. ayrıca kediliğinden dolayı insanı erkek aslan* zanneder. - başlık hakkında görüşleri olan erkek portakal dilimlerinin eşlerine,annelerine,kız kardeş-ablalarına,sevgililerine,anneanne-babaannelerine okutulması gereken başlık.
- yaratmanın tadını bilen ve bunu yaparken en büyük acıyı çektiği halde buna katlanan ve erkekler doğurmadıkça, kendinden başka bir şeye aşık olamayan canlı. düşman edinilmeyecek en vahşi şey. *
- "kadını kadının içinde özgürlüğe kavuşturmalı!"
"kadının nasıl bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir"
(bkz:friedrich wilhelm nietzsche) - erkek lugatın da hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçları olarak görülürler.asırlar boyu vazgeçilmemiş olmayı hak eder kadın olmayı becerebilen her kadın.
- binbirgece masallarında en can alıcı nokta şudur. şehriyar karısı tarafından aldatılmıştır, kardeşide kendi karısı tarafından aldatılır. tüm kadınların aldatacağına, yalanlarla kandıracağına inandığı için her sabah gece birlikte olduğu kadını öldürtür. şehrazat anlattığı hikayelerde, binbir türlü kadın anlatır. içlerinde evet aldatan, kurnaz, hırslı, şeytani kadınlar olduğu kadar; vefalı, iyilik dolu, sadık kadınlarda vardır. hergece yarım bıraktığı hikayede, şeytani kadınların karşısına melaike bir kadın koşut koyar. şehriyar, hikayelerin bitiminde şehrazat'a inanır, onunla evlenir.
hangi kadın diye sorulmalıdır? medea'yı intikama sürükleyen de aldatılmaktır. aşık tutkulu, aşkı için kardeşini bile öldürecek kadar gözü kararan, kocası tarafından aldatılınca, çocuklarını öldürecek kadar ileri giden medea bilinmeden kadın bilinmez. lady macbeth, antigone'leri iyi anlamak lazım. nereden zehir biriktirdiklerini ve nasıl soktuklarını hesaplarıyla. öte yandan deli dumrul hikayesindeki kocası için canını vermeye hazır olan kadın bilinmeden de tanımalama bitmez. cassandra, andromakhe, iphigenia, saymakla bitmeyecek bin tane tragedya kahramanı kadın; kocası için, babası için, anası için, çocukları için, vatanı için canını ortaya koyar. hatta desire gibi josephine'e sahip çıkar. iyiliğin, sadakatin, sevginin, cesaretin, onurun, fedakarlığın vb. simgesi olan. . . bunlar bilinmeden de kadın bilinmez.
kadın bilinmez. . . kadınlar bile hemcinslerini çözemez. . . sadece şunu bilmek önemlidir; iyi, şevkatli ve vicdanlı bir yüreğe sahip değilse, bencil ve kendine hizmetten ibaret sanıyorsa hayataki tüm varlıkların varlığını, yaralı ve canı yanmışsa, tüm bunların üstüne bir de tutkusu obsessiona, takıntıya varmışsa, hırsları akıyorsa paçalarından; kaçın, kaçın, buhar olun, yok olun çevresinden; keza tanrının gazabının, intikamın yeryüzündeki gölgesi olacaktır. göze alacaklarının boyutları yoktur, kimleri ne şekilde harcayacaklarının sınırı da yoktur. . . - aşkı namusu gören canlı. aşk için dünyayı bir kenara koyar ve ne gerekiyorsa yapar. mesela zehir içirir, hastalık bulaştırır, uyurken tepeden aşağı kızgın yağ döker, bıçaklar, kurşun sıkar, sahip olduklarını harcar. en kötüsü daha baştan aşık olduğu adamdan umudunu kesip yapacağını daha baştan yapandır. öykülerindeki dehşeti gördüğünde bundan anormal haz alan, korkularını ortaya dökmediği için, çözümde bulamayan ve kaybettiği için aşkı yüreğinde yaşatarak avunan ama ölen ve gidenin ardından kendinden bile saklayarak gözyaşı döken tanrının bile rakibi ve katili olabilecek şey. tanımanız ve anlamanız bile önemli değildir, çünkü başka bir dünyada başka öyküleri yaşar, yaşatır. erkekler için sadece izleyip, başa gelecekleri kabullenmekten başka seçenek bırakmayan ve bir nevi hüznü ve derdi çekmek, o muhteşem yapıyı oluşturmak için, görkemli bir mücadeleyi kendine karşı veren, acaip mekanizmaya sahip dişi insan kişisi.
(bkz:aşk öldürmek içindir) - hint mitolojisine göre kadının yaradılışı ; tanrı, yaprağın hafifliğini ceylanın bakışını güneş ışığının kıvancını sisin gözyaşını aldı rüzgarın kararsızlığını tavşanın ürkekliğini buna ekledi
onların üzerine taşların sertliğini balın tadını kaplanın yırtıcılığını ateşin yakıcılığını kışın soğuğunu saksağanın gevezeliğini kumrunun sevgisini kattı bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı ve yarattığı kadını, erkeğe armağan etti. - aşk ve çocuk arasında varlığını sürdüren, her ikisini bulduğunda mutlu olabilen ama bununla yetinmeyen, birini bulmadan kesinlikle başkasına evet demeyen şey. timsahların gözyaşı dökerken örnek aldığı canlılar olmasıda ilginçtir. o kadar ince hesaplarla gider ki, dünya onun etrafında döner. hışmından korkunuz, şayet kızdırdıysanız alacağı intikam çeşitleri hitleri geçtik, şeytanın bile aklına gelmez.
- kendinden küçüklere hizmetini gördüren, kendinden küçüklerin erkek karşıtı tavır ve konuşmalarını destekleyen, bunları yaparken öne günah keçisi çıkartıp olayları izleyen ve zarar ona gelmediği için sevinenen, bu arada genç rakibeyi kurban vererek bünyeyi rahatlatan ve gelecek sert tepkiler günah keçisi ile azaltıldığı için daha rahat hareket eden şey. örnekleri gerçek hayatta çoktur. bebek yaştaki çocuğun tecavüzüne izin verende, çocuk yaşya hayat kadınlığı yaptırılan kızlarında arkalarında anlatılan tipte insanlar olur. olan olduktan sonra bağırlarını açar " gel yavrum, gel guzum, gel canım, sana kötülük yapanların elleri kırılsın" der bir güzel deşarj olurlar. * *
- sözde yaradanın ayetlerinden biri şöyle der: "kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin"
- yer yüzündeki bir tanrı. yaratıyor yeşertiyor. kozmik evrendeki tüm inanışların onu dışlamaya ve pasifize etmeye çabalamasıbir yana, insanlar arasında dünyadaki tek doğurganı yok etmeye çalışmak çok akıllıca.
- kadınlar;
erkeklerden daha kuvvetlidir.
ortalama olarak bir kadının ömrü de erkeğinkinden 6 yıl daha uzundur.
bugün dünyanın en tehlikeli hastalıkları olarak sayılan akciğer kanseri ve koroner hastalıkları kadınlarda daha az görülmektedir.
renk körlüğü ve kan kanseri gibi kalıtsal hastalıklara nadiren tutulurlar.
dağların karlarına, soğuğa, rüzgara erkeklerden daha dayanıklıdırlar.
gene de erkeklerden daha çok hastalanırlar. bu da, kadınların üreme organlarının karmaşık yapıda ve durmadan değişir olmasından ileri gelir. oysaki insanlığın devamı geniş ölçüde bunlara bağlıdır. - her ay,günlerce kan kaybetmesine rağmen,kan kaybından ölmeyen tek canlıdır, biraz ağrım var sadece der geçer????????
- seksi sevse bir dert sevmese başka bir dert olan varlık.
(bkz:zevk için seks yapan kadınlar)
(bkz:kadın kısmının seksi sevmemesi) - pms dönemlerinde uzak durulması gereken varlıklar.
- yazmak için (adlı adınca, çirkince) yazan erkek editörlere konu olan varlık.
veeee ayrıca, acaba kadın olmasaydı ne yaparlardı diye düşündüren başlık. - yaşına göre;
-15-25 arasında kadın afrika gibidir. yarı keşfedilmiş, yarı bakir.
-25-35 arasında amerika gibidir. tamamı keşfedilmiş ve bilimsel olarak mükemmel.
-35-45 yaşları arasında hindistan ve japonya gibidir. çok ateşli, bilge ve güzel.
-45-55 arasında fransa gibidir. savaştan hasarlı çıkmış ama hala çekici.
-55-60 arasında kadın almanya gibidir. savaşı kaybetmiştir ama umutları vardır.
-60-70 arasında kadın rusya gibidir. geniş, sakin ama kimsenin gitmediği.
-70'inden sonra kadın Türkiye gibidir. şanlı bir geçmiş ama gelecek yok. - tüm sosyal, siyasal ve ekonomik faaliyetler içindeki yeri ve etkinliğinin miktarı; ülkesinin ve halkının kalitesini belirleyen insandır.
- "gustav: hay Allahım! önünde diz çökecek birşey diye tutturuyor! tanrıya dön o zaman. tanrıyı bırakıp kadınlara tapan bir adam! özgürlük diye tutturup, özgür düşünemeyen biri. . . senin şu gizemli, mistik, ruhu pek derinlikli karının tek özelliği ne biliyor musun? cehalet! eksik etek hepsi bu! giydir pantalonu, burnunun altına bir bıyık tak, kulak ver sözlerine, o zaman anlayacaksın senin ve bir sürü erkeğin kötü kopyasından başka birşey değil o.
çıplak bir kadını seyrettin mi hiç? elbette seyretmişsindir. o gelişmemiş erkek gövdesi. . . büyümesi yarım kalmış oğlan çocuk. . . göğsü azıcık kabarmış yeni yetme. . . yılda onüç kez kanayan kronik kansız bir vucüt. mekanizması tutukluk yapıp duruyor; dışı afilli, içi boktan, işporta malı saat gibi. hayır gelir mi böyle bir yaratıktan?"
(bkz:august strindberg)
(bkz:kadın düşmanlığı)
(bkz:haksız da sayılmaz)
(bkz:yok canım)
(bkz:aman bana ne!) - ortalama ömürlerinin 1 yıl 4 ayını ağlamayla geçiren yaratılmışlardır.**
- tatlı yaratıktır.
- nietzsche'nin "en tatlısı dahi acıdır" dediği canlı.
- (bkz:memeli)
- ilk insanın eğreti kemiğinden hasıl olmuş narin varlık (düzeltilmeye uğraşıldıında çabuk kırılırlar) eğreti kemiği şekli malum.
- en sağlam yerinden öylesine kırılgan
- aciziyeti ve yaradılış gereği fiziksel güçsüzlüğü karşı cins tarafından her fırsatta kullanılan fedakar varlık
(bkz:yuvayı dişi kuş yapar) - menfaati olmadığı hiç bir durum için fedakarlık yapmayan canlıdır. saçlarından tut çek, çatır çatır sik, canını yak, ısır, kopar ve kısacası normalde şiddet uygulaması olarak görülen ne varsa yapıldığı halde, bunlardan haz, almasını bilen dişi insan tipidir.
zaten haz almıyor gibi görünse erkeğin amına koyacaktır çünkü erkek onca çabası sonrası bu acaip tepkiye anlam veremeyip kafayı yiyecek ve erilliğinin beş para etmeyen tek durumu ile yüzleşecektir.
fedakarlık konusunda belki en ince örnek çocuk ve uykusunda yaptığı fedakarlıktır. çocuk ileride büyüsün ve kendisine bakıp sahip çıksın diye bunu gerçekleştirir. bilinç altında ise "erkek milleti gider başkasına, bu kocanda olsa sevgilinde değişmez ama çocuk öylemi ya, kız olsun erkek olsun annesine hep sadıktır" düşüncesi yatar. uyku fedakarlığıda ileride çocuk yamuk yaptığında başına kakmak için kullandığı silahtır.
kadına mı gidiyorsun? kırbacını unutma! - kadın kadın, zaaf senin adın! ( william shakespeare )
(bkz:kadınsal zaaf) - dünyayı güzelleştiren en önemli varlık.
- . Türkiye'de nicedir pek az kelime "kadın" kelimesi kadar kadar sıkça ve yaygınlıkla yakıştırılmaktadır tekinsizliğe, belirsizliğe. "kadın" kelimesnde acaba bilmediğimiz bir nahoşluk, sakıncalı bir durum mu var?aksi taktirde bu kelimeyi telaffuz ederken niçin böylesi.ne zorlansın ki insanlar? salt bu kelimeyi kullanmamak için, hele hele yüzyüze insan ilişkilerinde telaffuz etmemek için sürüsüne bereket alternatifler üretilmiş bile. bahsi geçen kadın görece genç ise "kız" kelimesi imdada yetişir. keza yaşlı ise " teyze, hanımnine" ya da duruma/sınıfa göre "hanfendi", o da olmadı ağzı yaya "ha-nım-e-fen-di" ne güne duruyor? ama ya bu iki kategorinin orta yerine denk düşüveren o geniş sayıda kadına nasıl hitap edilecek? bir sıkıntı, bir rahatsızlık, bir iğretilik.sanki "kadın" kelimesinde bilmediğimiz bir kusur, üzeri derhal örtülmesi icap eden bir ayıp varmışcasına. sırf kadın dememek için kimi zaman "bacı", kimi zaman "bayan" ve en çok da "siz hanımlar!." "kadın" kelimesinin verdiği rahatsızlık hem bire bir insan ilişkilerinde, gündelik yaşamda hem de kamusal alanın sahnelerinde zuhur ediyor art arda. bir kadına doğrudan hitap etmek durumunda kalınca sıkılıp gereksiz bir nezaket içine giriliyor; hani sanki "siz kadınlar." dese, beriki alınacak, kalbi kırılacak, kenidini hakarete uğramış sayacak, "estağfurullah" demek gerekecek; vaktiyle pek muktedir bir şahsiyetin ifade ettiği üzre bir özür mahiyetinde "ne yapsınlar, Allah da onları kadın yaratmış?" diyerek onlar adına özür dilemek gerekecek. bire bir gündelik yaşam diyaloglarıyla sınırlı kalmayan bu tutukluk, dile vurulmuş ket halleri nasıl olduysa aynen sirayet etmiş siyaset hayatımıza ve kamusal alana. "eşler toplantıları","hanfendiler buluşmaları","hanım kolları","bayanlar müsabakaları".siz hiç "erkek" kelimesi yerine benzer bir bağlamda "bay" kelimesinin kullanıldığını duydunuz mu?"baylar voleybol müsabakası" diye bir ifade biçimi icat edilmedi ise "bayanlar" versiyonu niçin çıktı bunun? yoksa bizim bilmediğimiz bir ayıp mı saklı "kadın" kelimesinde? madem bu kadar sıkıntı veriyor niteliğimiz ve dahi kendimiz, madem böyle eğip bükmek gerekiyor varlığımızı, o da olmazsa isimlerimizi, kulağımızı ve kişiliğimizi bükmek gerekiyor ki dahil olabilelim toplumsal dil sözlüğüne kıyısından köşesinden. .en iyisi toptan kaldıralım "kadın" kelimesini. nasıl olsa dilden kelime ayıklamaya alışkın milletiz. bir kuşak geçmesi yeter de artar ayıklanan kelimenin toptan unutulması için. bir sonraki kuşaklar hatırlamaz bile. bunu da söküp çıkartırız elbet.madem hazmedemedik, hazmedemiyoruz bir türlü "kadın" kelimesini, "harzemşah" kullanalım onun yerine.üstümüzden yük, muhabbetimizden tutukluk kalksın, nasıl olsa kalkmayacak bu toplumda kadınlar aleyhine deveran eden önyargılar, bari dilimiz ferahlasın.
elif şafak, med-cezir
en derin not: başlığı ifade etmesi için eklenmiş olan o çizimdeki de salt kadın değil "ev kadını" (ev hanımı) olabilir ancak! - bazı durumlarda fahişe, orospu, zilli, yosma gibi sıfatlarla anılabilinen canlı.
(bkz:ikizlerden biri sevgiliden diğeri kocadan) - erkek başlığına kadınların kötüleyici izahatler girmesiyle , kadın başlığına erkeklerin kötüleyici izahatler girmesini karşılaştırdığımızda , erkekleri her fırsatta karalama kampanyalarını , giysi mağazalarındaki indirim kampanyaları kadar takip ettikleri görülen , istediği birşeyi , yaptıkları sevimlilikle ve jest yapılmasına olan meraklarınıda aptala yatarak dolaylı anlatımı kullanarak tatmin eden.hakkında anlatılan cin fıkrasıyla da hiçbir zaman anlaşılamayacakları kara mizahla da anlatılmış dişi varlıklardır.
(bkz:yol kaç şeritli olsun) - anlamaya çalışmayı bırakıp sadece sevmek gereken canlı türü.

