vicky cristina barcelona
natalia(30-07-2008 19:07)
- woody allen'ın muhteşem bir oyuncu kadrosuyla kotardığı son film.
fragman ve ayrıntılı bilgi için http://www.bakiniz.com/vicky-cristina-barcelona/ - filmin rengi sonbahar sarısıdır. atmosferi, "amerikan bakış açısıyla avrupa", "barcelona" ve dolayısıyla "akdeniz" dir. nedir akdeniz? tutkudur, aşktır, gitardır, şaraptır, gürültüdür biraz, karmaşadır. ilki fransız sinemasında filizlenen, yasak aşk, tutku, cinsellik, sadakat sorgulamaları gibi temalar, hemen sonra ispanya ve italya gibi ülkelerin sinemalarına sıçramış, avrupa' nın ardından nadiren de olsa amerika' da işlenmeye başlamıştı. işte bu temaya eklemlenmiş güzel bir film barcelona; ancak bu işin artık suyunu çıkarmış avrupa sinemasına oranla daha yüzeysel irdelemekle yetinmiş woody allen konuyu. filmde javier bardem ve scarlett johansson' un yanısıra penelope cruz' un olması bir artı gibi görünse de, daha üstün performanslarına tanık olduğumuz bu oyuncuları zorlayacak bir metin olmadığından izleyiciyi yeterince kesmediği yönündeki fikrim tamamen kişisel ve çok sığdır.
- 66. altın küre ödüllerinde müzikal ve komedi dalında en iyi film ödülünü kazanmış filmdir.
- gözlemci ağzından sürekliliği sağlanan ve bu yönü ile fana olmayan film. aşkın sanatın yanında kadınlar ve erkeklerin kendi ve çevreleri içindeki taşkınlıklarına dair. bir aşk yaşamaktan sıkılmışların farklı aşklar üzerinden giderek bir sonuca ulaşmaları ve çok bilindik gelebilecek şeylerin tekrarını farklı düşünce ve uygulamalara rağmen "insan" kavramı üzerinden götüren yapım.
ne yaptığını, ne istediğini bilen bilmeyen her insanın toplumsal baskında uzaklaştıkça kontrolü yitirmeleri, belkide doğalarına en uygun şekli bulup, onun içinde tepinmelerini ve tekrar arayışlar için yollarına devam edişlerini anlatıyor. bir yerde izleyiciye "ne istiyorsun" sorusunu "ne istemediğini biliyorsun, peki ne istiyorsun" sorusu üzerinde düşündürüyor.
sanırız yönetmen şunu diyor; kadının ne yaptığını bilenide, bilmeyenide aynı nanedir.
konu turist iki amerikalı genç kadının barselona'ya yaptıkları gezi esnasında, katıldıkları bir partide ortak dostları sayesinde ressam bir adamla tanışmaları sonrası başlıyor. ressam gelip ikisinden de hoşlandığını söyleyip açık açık "bir verir misiniz" diyor.
sonrası hoş bir yorumla giden ve sanki yönetmenin "kadınlar ve erkekler siz busunuz, yer, zaman denk geldiğinde şu içinizde olan size acaip gelen şeyleri yaşayacaksınız" diyor. yönetmen belli ki kendinden emin, gayet eğlenerek projesini gerçekleştirmiş. keyifle izlenesi. - şiirsel, doğal, mekanlarıyla bizi çocukluğumuzun en güzel kırlarına götüren, ahlaki değerleri gitar ninnileri söyleyerek uyutmuş muhteşem woody allen filmi
- woody allen ve ilişkiler ve kadınlar ve aşk ve bolca şarap filmi.
kendini arayan kadın cristina*,
kendini bildiğini sanan kadın vicky,
kare as maria elena *,
bi de baygın bakışlı, sanat kokan, "hayat meselesini çözdüm, üstüne oturdum resim yaptım" * adamımız juan antonio var.
bunların hepsini alıp aynı yere koyunca mevzu pek karışıveriyor. neyse ki anlatıcı var da biraz biraz şaşkınlıklarımızı erteliyor.
filmle ilgili söylenecek ya çok şey var ya hiç bir şey ama bir soruyla bertaraf etsek bu muammalı hummayı *
mesela; hani şu vickyinin kocası olan herif o kadar andaval ruhlu, şapşal ve sıkıcı olmasaydı -gösterilmeseydi- donjuan* kılıklımıza karşılık biraz daha çeldirici olsaydı, n'olurdu? muhtemelen woody allen filmi olmazdı. işte o yüzden aslında hiç bir şey söylenemeyen bir film bu.
çünkü woody allen filmi. *
şu cristina* çok güzel hatun da balık balık bakmıyor mu. aynı defosuna match point'te de rastlamak mümkün. * * * - tamam itiraf ediyorum filmi scarlett ile penelopenin öpüşme sahnesi için seyrettim ancak antoni gaudi'nin katalonyadaki mirası da filme fonksiyonel bir dekor olarak başarılı bir şekilde yedirilmiş; gerzek senaryoya rağmen başarılı unsurlardan biri.
- pek leziz bir film. esasında kolay hazmedilemeyecek unsurlar barındırıyor konusunda. ancak ispanya'nın sıcaklığı, müziğin tatlılığı ve yaz görüntüleri insana öyle tatlı bir uyuşukluk veriyor ki izlerken, o an ne deseler he diyecek kıvama geliyorsunuz. javier bardem kişisini de, üçlü ilişki kısmına kadar hayran hayran izliyorsunuz amanın ne çekici adam diye. sonra kadınlar yanında öpüşürken tüm büyü gidiyor ve önemsemiyorsunuz. bana kalırsa, rebecca hall, filmin en güzel kızı. daha doğrusu en güzel ikinci kızı. birincilik daima penelope ablamızda.
- klasik aşk filmlerini sevenlerin uzak durması gereken filmdir. kendi evlatlığıyla evlenen bir adamın (woody allen) aşkı bu denli çapraşık ve ahlak sınırlarını zorlayan bir formda ele alması sürpriz olmasa da yine de zaman zaman rahatsız edicidir.
edit: filmde iddia edildiği gibi ''herkesin tuttuğunu mikmesi'' dünyayı daha yaratıcı insanların yaşadığı bir yer yapmaz! - bütçeye endeksli kaliteyi bir boy arttırmış bir woody allen filmi. evet biraz daha hollywwod kokmuş eski filmlerine oranla ama buruşturulup atılmayı da hiç haketmeyen bir yapım.
öncelikle penelope cruz'u bunca yıldır boşu boşuna baby doll olarak izlemişiz. kadın hali hazırda nevrotikmiş mesela. performansı muhteşemdi. scarlet johanson için de aynı şey söylenebilir, üzerine en çok yakışan rol bu oldu bence. woody allen entelektüel çizgisinden azıcık uzaklaşmış sayılabilse de (bir hannah and her sisters'la karşılatırınca) cinsellik adına ne kadar çarpık ve sorunlu bir zihne sahip olduğunu bir kere daha kanıtlamış bulunur. eskisi kadar muzur ve tatlıdır. - iki güzel hatun,bir yakışıklı erkek= bir aşk üçgenini meşrulaştırma çabaları
çok güzel film,o ayrı. ama aşk iki kişiliktir arkadaş. - kimi sikersen sik yaranamazsın temalı,hayatımızda sadece görsel tarafının olmadığı hergün yaşananlar silsilesi.

