www.facebook.com
natalia(18-09-2007 22:16)
- bir sosyal iletişim ağının sitesi, ücretsiz ve çok yaralı olabilecek bir yapıya sahip.
- internette dolaşan insanlar hakkında son derece detaylı bilgi toplama sistemi.
(bkz:casus belli) - üye olabilmek için illa 1 üniversite ("edu" ile biten bir mail adresi) mensubu olunması gereken, kırocan ihtiva etmemesi, temiz bir site olması güzel şeylerdir
- karışıktır. belki bir yararı olan barlar okadar çokturki insanı bunaltır. birisi ısırır diğeri bira gönderir. wall vardır. superwall vardır. o da yetmez ultrawall olabilir. düşünce güzel fakat uygulama traştır.
- üye sayısı hergün artmakta olan saatlerinizi alıp götüren site,herkesin gerçek ismiyle kaydolması ile çok uzaklarda bile olsa "acaba şu an nerde ne yapıyor" sorusunun cevabını 5 dkda alabileceğiniz sitedir.
- tüm toplumdan insanların biraraya gelmesini sağlayan ve insanları sosyalleştiren ve araştırmaya yönelten bir site.
- birbirine koyun fırlatma, ısırıma, yumurta gönderme vrt zırt gibi abuk fasilitelere sahip oluşum.
peki işe yarayan kısmı yok mudur? olmaz mı. - microsoft'un % 1,6'sına 240 milyon $ ödediği site. (bkz:peh peh peh)
- sevdiginiz ve yıllarca bulmadıgınız arkadaşlarınızı bulup konuşma sitesidir
- türlü etkiler ve nasihatlere rağmen sosyalleşememiş halkımdan insanların, evindeki odada ya da iş yerindeki masada tek başına otururlarken ulaşamadıkları uzaklardan arkadaş, eş ve dostlarıyla siber şefkatle hemhal olma durumlarının sitesi.tanımadığı komşusu varken, beyaz ekrana yansıyan gündelik dizilerin tüm kahramanlarını babası gibi bilen sosyalleşme meraklısı insanlarımızın arkadaşlık ve dostluğu bu siteyle kurtaracaklarına eminim!!! moda sözü de şudur: ''yoksa sen hala üye olmadın mı?''
- global bbg evi, ağı. . . herkesler hem oyuncu hem oylayıcı,izleyici. . .
- hz. google'da www.facebook.com diye yazıp aratan sevgili internet kullanıcılarını 2. sıradan otoportoya yönlendiren başlıktır. şu an da en çok okunanlarda hızla yükselmektedir. biz de başlığın bir işe yaraması için facebook'u duyup "o da neymüş bir bakam" diyen saygıdeğer internet kullanıcıları içün görevimizi yapalım; şuraya da bir tıklayıverip facebook alemine ulaşsınlar;
http://www.facebook.com/ - 1997 den beri izini kaybettiğim arkadaşımın italya'da olduğunu öğrendiğim ve telfonu ile msn adresini dahi bulabildiğim, 93 ten bu yana bulamadığım bir arkadaşıma rastladığım, sevdiğim kızın ismi ve soyisminden 2 kişi olduğunu öğrendiğim ve kardeşininde ismi ve soyisminin aynı olduğu 4 kişi olduğunu öğrendiğim bir nevi kayıp arama sitesi ulaşılamayan bir çok arkadaş ve ahbap bu sitede karşınıza çıkabilmektedir
- gerçek soyadımı yazmadığım halde herkesin beni kolayca bulduğu site.
nedeni mail adresinden de arama yapabilmenizdir elbette. - trt bünyesinde yasaklanan sayfa. trt çalışanları sadece öğle saatlerinde sayfaya girebiliyorlarmış. (bkz:çokta sikimdeydi)
- 3-4 senedir faliyette olan fakat türkler tarafından ancak bu yıl farkedilip bir akım haline getirilen sosyal iletişim, arkadaşlık sitesi. facebook güzel göründüğü kadar da güvensiz bir ortamdır. yüzlerce insan facebook üzerinden detaylı kimlik paylaşımı yaptıkları için kredi kartı maduru olabiliyor.
- grup sexs partilerinin ayarlandığına dair duyumlar var. sexs diye arama yapıldığında gayet büyük bir arşivi olduğuda söyleniyor. hep arkadaş hep arkadaş nereye kadar canım diyenlerin farklı amaçlarla kullandığı site.
- yakın dönemde yaptığı yazılı açıklama ile tüm üye bilgilerini reklam şirketleri ile ücreti mukabilinde paylaşacağını duyuran internet sitesidir.
veri analizinde yapılacak çok ufak ve basit numaralar ile eğer üye olduysanız gelecekte sizi kara günler beklediğinin ayan beyan ortada olduğu bir ortamdır.
detaylı bir yazı için burayı okuyabilirsiniz;
http://www.otomatikportakal.com/koseli_yazarlar.php?yazar=magic%20bullet&yazi=121 - yapılan bir araştırmada insan üstünde yoğun bir paranoya yarattığı tespit edilen internet sitesi.
- üye olan herkesin bilgilerinin deşifre edildiği yerdir. yıllar sonra en yakın arkadaşınızın arkadaşı sizin de arkadaşınız çıkabiliyor. arkadaş zincirlerinin eksik halkaları dolabiliyor.
- sanal ülke
aydemir güler 15 kasım 2007, perşembe
Türkiye'de şimdi de facebook rekoru kırılıyormuş. “orta sınıfların meydan okuması” anlayacağınız.
turgut özal'ın orta direği ya da daha iyi bir kavramla orta sınıflar, alışveriş merkezlerini doldurma rekorunu daha önce kırmış olmalı. cep telefonu kullanımında “yavru vatan”ın güney komşusuna bir kaç kat fark attığı epey süre önce haber olmuştu.
ama bunlar fiziki boyutları olan rekorlar. alışveriş merkezlerinde fizik olarak bulunuyor ve bir şeyler alıyorlar; cep telefonu elde geziyorlar, mesaj alıp veriyorlar, çaldırıp çaldırıp konuşuyorlar. fazla gerçek. özgürlüğü kısıtlayacak ölçüde gerçek…
hem, bir alışveriş merkezinde kaç kişiyle beraber olunabilir aynı mekanda? beş yüz mü, beş bin beş yüz mü? cep telefonunda da karşıda birinin olmasına mahkumsunuz. hatta bu karşıdakinin sesini duymak bile gerekiyor. böyle özgürlük mü olur!
bu tür kısıtlar, özgürlük tutkunu orta sınıfı bunaltır. kolay mı; orta sınıf bu! berlin duvarını yıkmış, sonra ekran başında sadece maç değil canlı savaş izlemenin tadına varmış, yakın zamanda bir televizyon haberinden öğrendiğime göre, kedisine köpeğine mezarlık yaptırma özgürlüğüne sahip çıkmış bir büyük sınıftan söz ediyoruz! Türkiye'deki orta sınıf sıkı rekortmendir ve dünyanın bilmem kaç harikası veya en büyük devlet adamı türünden internet yarışlarında bileğini ya da daha doğrusu parmağını kimse bükemez. böyle bir sınıfın fiziksel kısıtlara boyun eğmesi mümkün müdür!
bilgisayar başındaki özgürlük benzersizdir. bütün dünyayla aynı anda sanal alemi paylaşabileceğiniz gibi, o an bütün dünyada bir tek siz internet başında olabilirsiniz! hiç fark etmez.
artık türk orta sınıfı, sevgilisine internetten dumanı tüten kahve ikonu, kankasına buzlu rakı ikonu, doğum gününde çiçek ikonu falan gönderebiliyormuş. Allah'ın izniyle, seneye seccade veya ramazanda iftar sofrası yollamasına da başlanır… kuşkusuz bunların rekorları da ardı ardına kırılacaktır. Türkiye, teknolojik açıdan sürecin öncüsü olamamanın acısını kullanıcı performansıyla fazla fazla çıkaracaktır.
bu sayede insanlar birbirlerinden, toplumdan ve dünyadan “özgürleşebileceklerdir”. sanal dünyada kimsenin kimseye ihtiyacı yoktur. her şeyin yalan veya her şeyin dosdoğru olmasının ölçüsü de yoktur, önemi de.
ne güzel! işte sonsuz sorumsuzluk!
ve sonsuz salaklık!
pardon; sanallık diyecektim…
sonsuz sanallık ülkesinde 13 ve 14 kasım salı ve çarşamba günleri düzenlenen eğlenti, sanal ve salak sıfatlarını birbirinin yerine kullanan bir takım güçler tarafından tasarlanmış olmalıdır. salı bütün gün, medya Türkiye'nin sınır ötesine bomba yağdırdığını anlatmıştır. haberler canlı bağlantılarla, tıklaya uydura büyütülmüş, abd'nin canlı istihbarat desteğinin başladığı dosta düşmana ilan edilmiştir. kimi tv kanallarının muzip muhabirleri kendilerini alamayıp, bir takım molozların arasında gezmiş, bombalandığı söylenen eski karakol görüntülerini seyirciye taşımışlardır. bombalanan bölgede kaç terörist olduğu üzerine uzmanlar konuşmuş, sürecin nasıl devam etmesi gerektiği tartışılmıştır.
sanal ülkede ortalama orta sınıf üyelerinin “yahu bu genelkurmay neden hâlâ bir şey açıklamadı?” diye akıllarından geçirme olasılığının pek düşük olduğu varsayılmakta ve sanallıkla salaklığın karıştığı bir yer burası olmaktadır.
operasyonun baş sorumlusu olması gereken hava kuvvetleri komutanının sahnesi ise çarşamba günü ekranlara yansımıştır. komutan, o da ancak gazetecilerin sorusu üzerine, herhangi bir operasyon yapılmadığını neredeyse kahkaha atarak söylemiştir.
sanal operasyon tamamlanmış, salak yerine konan internet düşkünü orta sınıflarımız komutanı pek güldüren haberi kaydetmişler, sanal ve gülünç habere internet sitelerinde yorumlar yazmışlar ve belki de bir facebook dostlarına “türk milletinin teröre işte böyle yapacağı” yolunda kutlama veya bundan sonra yaşanacaklara ilişkin derin ve “stratejik” mesajlar yollamışlardır.
Türkiye artık sanal operasyon da düzenlemektedir. bundan büyük özgürlük mü olur! kimse ölmemekte, uçaklar uçmamakta, yerden toz kalkmamaktadır. ama isteyene bunların görüntüsü vardır. isteyen 13, isteyen 14 kasıma inanır. salıyı isteyen salıyı, çarşambayı isteyen çarşambayı yaşar.
Türkiye'nin gerçek hayatta asla bir operasyon düzenlememesini dilerken, ülkenin bu haline üzülmemek mümkün müdür!
milletvekillerinin ise sanal dünyaya ayak uyduramadıkları görülmektedir. onlar hâlâ bir orta oyuncunun önünde seyre dalmakta, orta oyuncusu “hop birader, diye seslendim, sen teksaslıysan biz de kasımpaşalıyız” türünden “eski ramazan eğlencelerini” andıran etkinliklerde rol almaktadır. yeri gelmişken, kim bilir, belki de bin yıllık gölge oyunu geleneğimiz, 21. yüzyılın sanal dünyasının köklerini oluşturuyordur. ama sadece kökler… çünkü artık, internet düşkünü orta sınıflarımızın teksas-kasımpaşa meseline inanması için, youtube'de görmesi gerekir. - sanal kerhane
- (bkz:anaokulundan beri böyle sevişmemiştim)
- veledin tekinin gezinmemesi gereken yerlerde gezinirkengördüğü yonjadan fikir çarpıp "aaa ne güzel bişey ben de insanları birbirleriyle buluşturayım bari" diyerekten yaklaşık 4 sene önce kurmuş olduğu,sonradan ünlenmiş olan ve arkadaşların dediği gibi microsoft'un %1,6 sına 240 milyon $ teklif ettiği ve aldığı lüzumsuz bir site.bence yonja daha güzel
- hep tehlikeli olduğunu duyardık bu sanal oyuncağımızın fakat ne gibi zararla karşılaşacağımızı pek anlamış değildim kendi adıma. mesela reklam şirketleri benim tercihlerimi bilse ve beni bir popülasyona dahil etse bunda ne gibi bir zarar görürüm, bence görmem. ya da birileri benim kişisel bilgilerime ulaşsa hatta korkutulduğumuz gibi "silmeniz bile işe yaramaz, çünkü siz silseniz sistem saklar" dense ne farkeder gibi umursamazlıkla kullanırdım siteyi.
bugünkü milliyet gazetesinin haberine göre ise facebook türk istilasına uğramış durumda ve insanların iş yerlerinde zamanlarını facebook başında geçirmeleri kontrol edilemez duruma gelmiş. yakında msn kilidi gibi her iş yeri de facebook kilidi koyarsa şaşırmamalıyız zannımca. ayrıca yine amerikalıların yaptığı bir araştırmaya göre, birçok şirket sahibi ve üst düzey yönetici de bu güzide siteye üyeymiş. ve yine o araştırmacıların raporuna göre eleman alırken tabi bu iyi pozisyonlar için geçerli, yöneticiler facebook profillerine göz attıklarını söylemişler. bu ne demek iş görüşmesinde kendimizi kasıp nasıl mükemmel bir insan olduğumuzu kanıtlamaya çalışırken facebook dil çıkarmış resimlerimizi, sevgililerimizle en salak hallerimizi, sarhoşluklarımızı ayrıca hangi siyasi gruplara üye olduğumuzu ya da siyasi düşüncelerimizi, ayrıca resimlere yapılan yorumlarla insanlar arası iletişimimizi göz önüne seriyor demekmiş. hangi yönetici oturur bunları inceler demeyin, adamlar ciddi ciddi oturup bakıyorlarmışş. yine habere göre madem kullanıyoruz şu mereti, daha dikkatli davranmalıymışız, mesela nasıl? koyduğumuz resimlere dikkat ederek, profilimizde iş yerimiz, ilişkilerimiz veya kişilerle ilgili yorumlarımıza dikkat ederek insanlar etiketlenmemizi önleyici bir profil oluşturarak zararı minimuma indirebilirmişiz. benden söylemesi. - yonjadan bir farkı kalmayan oluşumdur. üye olmayınız; olduysanız da sildiriniz efendim.
- herkesin birbirine tavsiye edip durduğu yığılma olduktan sonra da beğenmediği site.ne de olsa popüler olan bizden değildir.'search' kısmında isminizin çıkmamasını bile sağlayabildiğiniz site aynı zamanda.böyle güzellikleri de var.
- türkçeleştiğinde www.yüzkitap.com veya www.suratkitap.com manasına gelen elinin körü.*
- doğumgünlerini unutturmayan site. ama önceden bir telefon etmek vardı, hadi onu da unuttuk mesaj atılır da kutlanırdı, şimdi moda the wall zımbırtısına "iyi ki doğdun" yazmak. facebook çıktı mertlik bozuldu. . .

Semih Zico'ya takıldı
Tereyağının günahını almışız
Kanaltürk'ü yönetecek isim
DTP'lilere dokunamıyorlar
Vekillerin üçte biri tiryaki