yobaz
the rastaman(14-05-2005 16:37)
- dinle kafayı bozup bazı gerçekleri unutup saptırmış kimse.örneğin nurcu olursan şeytan sana yaklaşamaz veya müslüman bir erkeğin üç adım ötesine bakması haramdır
- yok edilesi kişilerdir. (bkz:gerici)
- güzide!?! eserlerinden birisi madımak otelidir
- mesnetsiz sabit fikirleri olan ve bu fikirleri sorgulama gereği duymayan mantık kullanmayı sevmeyen insan.
- belirli bir düşünceye körükörüne bağlanmış dogmatik kişilere takılan sıfat.genelde dinci insanlar için kullanılsa da toplumun her kesiminden ve her statüden insanlar arasından çıkabilirler.yobazı tanımlarken dikkat edilmesi gereken,savunduğu düşüncenin doğruluğundan kesinlikle emin olan ve bunun tartışılamayacağını savunan insanlar olmasıdır.ama biz biliyoruz ki,doğru kavramı görecelidir.toplumlara,insanlara,yaşam koşullarına va zaman göre değişir.o yüzden net bir doğruya ulaşmak imkansız gibidir.örnek verecek olursak, ensest ilişki tüm dinlerde yasaklanmıştır ve büyük günah olarak adlandırılır.ama aynı büyük dinlere göre de insan ırkı 1 kadın ve 1 erkekten türemişlerdir.bu durumda kardeşlerin ilişkiye girmiş olması gerekir.o zaman bir tezatla karşılaşırız.işte tam bu arada yobaz devreye girer ve Allah`ın hikmetinden sual olunamayacağını söyleyerek konuyu kapatır.sıfır sorgulama,sıfır araştırma,kafamız rahat pırıl pırıl cennete gitmeyi bekleriz.
- başkalarının dini düşünce ve davranışlarına hoşgörüyle yaklaşmaktan uzak diktacı insan.
- kendi yorumunu mutlak doğru olduğuna inanan ve kendi yorumunu başkasına direten kişi yada düşünce şekli.
- ankara`lı 5 kişiden oluşan bir müzik grubu. pentagram coverları yaparlar, kendi besteleri de var. ama grup şu an vokalist arayışları içerisinde.
grubun resmi web sitesi http://www.yobazite.net - sürü halinde yaşayan canlı türüdür. tek başına kayıplığı, cahilliği, bir şey olamayışıyla baş edemediği için gurup yapmayı sever. çünkü yalnızken zayıftır, kendine güvenmez ve güçsüzdür. yaşamak için bir şeylere ve guruplara ölesiye sarılır. sarıldıklarıda genelde kendi gibiler olduğu ve hikayeleri benzeştiği için, kolay yer edinirler.
onları her yerde, her inancın içinde görmek mümkündür. aslında inanmakla işleri yoktur. tek dertleri bir şeyleri sömürüp onun üzerinden yaşamaya çalışmaktır. bu halleriyle asalak canlıların en önde gidenleridirler ve basitçe yaşamak çabası onları diğer bazı insanlardan ayırır. fakat hayat onlara anormal derecede kurnaz olmayı öğretir. çünkü, inanç gurubu içinde öyle yerler edinip rahat yaşarlar ki, kimse onların kolay kolay gereksiz ve inançsız olduğunu anlayamaz. zira yaptıkları inanç gösterileri inanma adına değil, inanmadıklarını örtme üzerinedir ve bu onlar için can sıkıntılarını geçiren, yaşamak için mecbur oldukları, kafa dinlemelerine yarayan spor gibidir. o yüzden kimi zaman ara verip, kimi zaman iman ipine sarılmaları bundandır. toplumsal statülerini insan olmak, yaratıcının kulu olmak yerine bunun üzerine kurarlar. el etek öpmek, çeşitli isimlerle anılan zatların peşinden gitmeleri bununla alakalıdır. cemaat bilinci aslında ekonomik birliktelik ve maddi menfaatler üzerine kuruludur. en çok yaratıcı dediklerini kandırdıklarını düşünmeleri ile gerçek inanan insanları güldürürler.
çocukluk ve gençlikleri boyunca bir çok nimetten kolay yararlandıkları için, menfaat üzerine ilişkileri sıcak tuttukları için, oldukça dağınık bir hayat yaşarlar. orta yaş civarı ekonomik olarak rahatladıklarında en tehlikeli zamanlarını yaşar ve yaşatırlar. ihtiyarlığa doğru ise bir kısmı cidden daha insan olmaya başlar. inançlarının yasakladığı her şeyi hiç çekinmeden gerçekleştirirler. ne zaman ki elden ayaktan düşmeye başladılar, işte o zaman kendilerini iyi göstermek, işledikleri suçları affettirmek ve vicdanlarını rahatlatmak için tövbe edip, kutsal yerleri ziyaret edip af dilerler. genelde bu tipleri bu son eylemleride paklamaz fakat aldıkları kimi ünvanlarla çaktırmadan işlerine güçlerine bakarlar. *
